Vajinismus ve Terapi

Danışan önce terapinin ne olduğunu anlamalıdır. Terapi duyguları hissetmektir. Terapi bir sihir değildir, değişim ve dönüşüm için emek harcamaktır. Ayrıca kişinin varlığının bir parçası olan zihnini daha etkin kullanmayı öğrenmesidir. Bu nedenle kişi duygularını hissetmeye izin vermeli, sorunlarının kaynağının bilinçdışında halledilmemiş duygular olduğunu anlamalı ve bu sorunlarının terapi ile ortadan kalkacağına inanmalıdır.

Kişi duygularından kaçtıkça iyileşemeyeceğini bilmeli ve tüm olumsuz duygularını anlamak, bulmak ve boşaltmak arzusu ve kararlılığında olmalıdır. Kişi olumsuz duygularıyla yüzleşmeye ve temizlemeye hazır olmalıdır. Çünkü her ne olduysa geçmişte olmuş, her ne olacaksa da şu anda ve şimdi olacaktır. Hem geçmiş hem de gelecek sadece hayallerdedir. Kişinin yüzleşmekten kaçtığı her olay sorunu yaratan etkenlerdendir. Kişi "sorunlar benim sorunumdur!" demeli, iyileşmek için kendinden başka kimseden yardım beklememeli ve anca kendisi değişirse iyileşeceğini bilmelidir. Kişi terapi sürecinde iyileşeceğine inanmalıdır. Terapi ilaçlara göre çok daha güçlü ve kalıcı bir tedavi yöntemidir. İnanmak iyileşmenin yarısıdır. Kişi "bunu ben başaracağım" demeli, iyileşmenin tamamen kendisine bağlı olduğunu ve çaba göstermesi gerektiğini bilmelidir. Bu nedenle kişi tüm kalbinle ve benliğinle iyileşmeyi istemelidir.

Terapinin süreci tamamen kişinin arzusuna ve kontrolüne bağlıdır. Terapist bir yol gösterendir, rehberdir, teknik direktördür.Terapist taktikleri verir, kendini keşfedecek, iyi edecek ve maçı oynayacak olan kişinin kendisidir.Kişi başarılı olma ve iyileşme arzusunu taşırsa başarabilir. Yani sadece kişi gerçekten ve yürekten isterse iyileşebilir. Çünkü zihin neyi umarsa onu gerçekleştirme eğilimindedir. Kötümser insanların başına hep kötü şeyler gelir. Kişi iyileşmeyi sürekli isterse, onu hayalinde canlandırırsa onu kimse durduramaz. Her sorun çözülebilir. Sorunlarını çözenler çözüleceğine inananlardır. Kişi mucize beklememelidir. Mucize Hz.Musa'nın Kızıldeniz'i bir asa darbesiyle ortadan ikiye ayırmasıdır. Kişi tüm kalbinle iyileşeceğine inanmalı ama bunu bir mucize olarak beklememeli ve iyileşmenin de bir süreç olduğunu kabul etmelidir.Terapinin de diğer iyileştirme yöntemleri gibi sabırla ve metodik olarak uygulanması gerektiğini bilmelidir. Kişi herkesi af etmeyi istemeli, kabul etmeli, kendine acı ve üzüntü vermiş yaşayan ya da ölü her kim varsa peşinen affetmeyi seçmelidir.

Kişi affetmenin ne anlama geldiğini anlamalı ve onaylamalıdır. Kişi kendini de affetmeyi istemeli ve kabul etmelidir. Kişi geçmişte yaptığı ve yanlış olduğunu düşündüğü tüm yaptıklarını affetmeyi, pişmanlıklarından kurtulmayı istemeli ve kabul etmelidir.Kişi başkalarının uygunsuz ve yanlış davranışlarından dolayı kendini cezalandırmaya son vermelidir. Kişi geçmişini onaylamayı ve kabul etmeyi istemeli, geçmişindeki her türlü samimiyetsizliğini de samimi olarak kabul etmeye razı ve hazır olmalıdır. Kişi geçmişinde yaşadığı hiç bir olaydan dolayı utanç, pişmanlık, acı, üzüntü, kin, öfke, kırgınlık hissetmemeyi seçmeli ve bu yönde çaba göstermeye hazır olmalıdır. Kişi kendine karşı dürüst olmayı kabul etmeli ve gerçekten kendi değerini bilmeli, dünyaya gelmiş her insanla eşit hak ve değere sahip olduğunun bilincine varmalı ve böyle hissetmek istemelidir. Kişi kendini değersiz hissettiren tüm duygulardan kurtulmak için olumsuz duygularını temizlemeyi peşinen kabul etmelidir. Kişi kimsenin değerini biçemeyeceğini peşinen kabul etmeli ve bu bakış açısına bilinçdışında ulaşmasını arzu etmelidir.

Son olarak terapi, kişi ile terapist arasında yapılan bir sözleşmedir. Terapist tüm bilgisini ve deneyimini kişinin kendini iyi etmesine vesile olmak için kullanırken kişi de verilen talimatları aynen ve eleştirmeden yerine getirmek için elinden geleni yapacağına söz vermelidir. Bu süreçte güven çok önemlidir ve kişi terapistine her konuda güvenmelidir.

Dr.Cem Keçe