Erkeğin İlk Gece Kabusu 'Bağlanma'



Bu ülkede kadın olmak mı yoksa erkek olmak mı daha zor? En güzelini Cemal Süreya demiş, 'Sevişti bir bakir ile bir bakire erkeğe milli dediler, kadına fahişe...'.
Bence bu ülkede erkek olmak da çok zor. Niye? Çünkü bu ülkenin erkekleri üzerine anne kokusu sinerek büyüyor. Çünkü anneler erkek çocuklarının kendilerinden kopup birey olmalarına izin veremiyor. Ve annelerine bağımlı, görünümü yetişkin ama iç dünyası çocuk olan üzerine anne kokusu sinmiş yetişkin erkek çocuklar büyüyor ülkemizde...

Halbuki, bir çocuk, ilk üç yıl anneye bağımlıdır. Üç yaşından sonra anne oğlunun dış dünyaya açılmasına yavaş yavaş izin vermelidir. Üç yaşından itibaren 'ödipal kompleks' dediğimiz döneme girer çocuk. Yani kız çocuk anne ile erkek çocuk baba ile rakip-düşman ilişkisi kurmaya başlar. Sizde sıkça rastlamışsınızdır o dönemdeki çocukların söylemlerine. Annesini çöpe atmayı düşünüp baba ile evlenmek isteyen kız çocuğu, babayı yataktan kovup her gece anneyle yatmak isteyen anneye aşık erkek çocuğu. İşte bu dönemde anne -oğul arasında oluşan ödipal bağın yavaş yavaş koparılması lazım. Anne oğluna üç yaşından sonra dış dünyaya açılması için izin vermelidir. Kreşe göndererek, 'yapamazsın, edemezsin, beceremezsin' gibi olumsuz kelimeler kullanmayarak, çocuğun becerilerini destekleyerek anne bu bağın kopmasına yardımcı olur. Ve babayla kurulan sağlıklı özdeşim ( babayı taklit etme) ile erkek çocuk bu dönemi anneden ödipal bağını kopararak geçiriverir.

Ödipal bağın kopması neden önemli erkeklerin dünyasında. Kopmayan bu 'bağ' gerdek gecesi erkeğin karşısına 'bağlanma' olarak kabus gibi çöker. Halk arasında 'bağlanma' denilen bu durum erkeğin karısı karşısında sertleşememesidir. Bir kadın karşısında sertleşememek bir erkek için en yıkıcı duyguları yaşamak demektir. Ve 'bir şey nasıl başlarsa öyle devam eder' kehaneti kendini göstermeye başlar. Bağlanmanın çözülmesi için gidilen hocalar, üfürükçüler çare olamayınca hekime başvurulur.

En son cinsel terapiste gitmek akıl edilir, çünkü cinsellikle ilgili yaşanan olumsuz durumlar hastalık olarak kabul edilmez bizim toplumumuzda...
'Bağlanma' adı verilen bu durum bir cinsel işlev bozukluğudur. Bağlanmaya yakalanan erkekler, eşleriyle seks yapamaz, argoda 'kaçak kesim' adını verdikleri evlilik dışı ilişkilerde ve mastürbasyon yaparken de sorun yaşamazlar. Bu erkekler, annelerine düşkün olurlar, eşleriyle cinsel deneyimlerde genellikle utanç, suçluluk, günahkarlık, korku, endişe ve kaygı yaşarlar. Evlenmeden önce flört dönemlerinde eş adayına karşı genellikle cinsel isteksizlik duymazlar ama evlendikten sonra cinsel istekleri azalır ve sertleşme sorunu yaşamaya başlarlar. Bu, bazen yavaş yavaş olabileceği gibi bazen de birden başlayabilir.
Cinsel Terapistler, 'Bağlanma' denilen bu durumu psikolojik arka planı olan bir tür iktidarsızlık olarak kabul edip tedavisi için 'Cİnsel Terapi'yi önerirler.

Dr.Şükran Telci