ALDATTIM AMA NİYE?

Aldatma bir trafik kazasına benzer. Bu kazanın oluşmasının altında yatan bir hikaye mutlaka vardır. Bu hikayede aldatan kadar aldatılanın da payı vardır. Önemli olan bu kaza yapıldıktan sonra aldatanın da, aldatılanında bu kazayla ilgili kişisel sorumluluklarını gözden geçirmesi ve ‘NEDEN ALDATTIM?' veya ‘NEDEN ALDATILDIM?' sorularını kendilerine sormasıdır. Her iki taraf da bu kazada kendine düşen payın muhasebesini yapmalı, daha çok bu konuya odaklanmalıdır. Aldatma ilişkilerde çok sık görülen bir şeydir. Çünkü ilişkilerin doğasında her zaman yasak ve kışkırtıcı olgular vardır ve bunlar çok çekicidir. İnsanların cennetten kovulması yasak elma yüzünden olmuştur. Tanrı insanlara her şeyi vermiş ama ‘elmayı yeme' demiştir. İnsanoğlu da cenneti elinin tersiyle itmiş ve bir elma için cennetten kovulmayı göze almıştır. İnsanın doğası ve ruhu böyledir. Aldatma da böyle bir olgudur.

Aldatma ve aldatılma olgusu aslında kişilerin ailelerinden gelen bir aktarım taşır. Eğer kişinin babası aldattıysa, annesi aldattıysa o kişi de aldatabilir. Eğer ailede dayıda, teyzede veya yakın akrabalardan birinde bir aldatma hikayesi varsa o kişinin hayatında da aldatma olabilir, buna nesiller arası aktarım diyoruz. Aldatanların ve aldatılanların ailelerinde böyle bir hikaye vardır. Biz buna ‘Geçmişin tekrarlanma zorlanması' adını veriyoruz. Yani aldatanın da, aldatılanın da içinde büyüdüğü aile ilişkilerinde veya geçmişinde ‘tema olarak' aldatma olgusu sıklıkla vardır.

Evlilik terapistleri, aldatmaya doğru veya yanlış, ahlaklı veya ahlaksız diye bakmazlar. Bu olguya bir hikaye olarak bakarlar. Karı-koca arasında yaşanan ilişki aldatmayı meydana getirebilir. Kadın anne olduktan sonra kocasını ihmal etmiş olabilir. Erkek, eşinin doğumundan sonra onu ‘kutsal anne' gibi görüp cinselliği başka biriyle yaşamayı tercih edebilir. İhmal edilme veya aşırı derecede işgal edilme, şiddete maruz kalma, karı-koca ilişkilerinde aldatmayı meydana getirebilir. Özellikle borderline ve narsisistik kişilerin aldatma olasılığı çok yüksektir. Çünkü yakınlaşma ve ayrışma problemi olan bu kişiler, aldatarak diğer kişiyle aralarında güvenli, duygusal bir mesafe yaratırlar. Aldatmak, yakınlaşma korkusunu ya da yutulma, boğulma veya terk edilme korkularını kişinin kontrol altına almasıdır. Kişi aldatarak bir seviyede partneri ile arasındaki mesafeyi ayarlıyor olabilir. Buna bir nevi Balans ayarı da diyebiliriz.
Dr.Cem keçe-Yatak Efsaneleri kitabından