NEDEN ANNELER ERKEK ÇOCUKLARINA DAHA DÜŞKÜNDÜR?

NEDEN ANNELER ERKEK ÇOCUKLARINA DAHA DÜŞKÜNDÜR?

Bakalım Psikoloji Bilimi ne diyor bu konuda?

Şimdi bir düşünün. Kız çocuğu olarak dünyaya geldiniz.

Büyüdüğünüz evde ve çevresinde ikinci sınıf evlatmışcasına davranılan tutumlara maruz kaldınız.

Nedir ikinci sınıf evlatmışcasına maruz kalınına davranışlar?

En basitinden yemeğin etli kısmının erkek kardeşinize verilmesi veya susadığında suyunu kendi kalkıp içmek zorunda iken yaşıtı olan erkek çocuğunun veya abisinin suyunun ayağına getirilmesi, sünnet düğünü ile erkek kardeşinin erkek olma adına yapılan düğünündeki ihtişama maruz kalırken kendi kadınlığa ilk adım olan adet kanamasını yaşadığında bunu saklaması gerektiğini öğrenmesi ve genç kız olduğunda erkek kardeşine oranla daha fazla baskı altına tutulması

........ Liste uzar gider.......

Erkek cinsiyetine gösterilen ayrıcalıklı davranışları gözlemleyen kız çocuğunun yoğun olarak içselleştireceği duygulardan biri DEĞERSİZLİK olacaktır. İçsel değersizlik duygusu.... Birçok kadının farkına bile varmadan/varamadan yaşadığı, ruhlarının en derin yarası... Bu yara kendini yetişkinlikte nasıl ortaya koyacaktır? Yetişkin yaşa geldiğinde evlenecektir bu kız çocuğu. Ve evlendikten sonra giderek çocukluğundan getirdiği, çoğunlukla farkında bile olmadığı, geçmişteki ezikliğini ödünleyici tutumlar geliştirmeye başlayacaktır. İlk durak, kayınvalidesi ile yaşadığı ilişkide patlayacaktır... Geçmişin ezikliğinin öfkesi, ilk nesne olarak eşin annesini seçecektir. Hele de kayınvalide gelinin büyüdüğü eve benzer bir aile ortamında büyümüş bir kadın ise... Aralarında gelişecek 'öfke dansının' ritmi tam tutacaktır.... İki kadının içsel değersizlik duygularının DEĞER bulmaya çalıştığı yer, üçgen ilişkinin diğer ucundaki erkekte anlam bulacaktır. Bir yandan annesine oğul olmaya çalışan bir erkek... Bir yandan da karısına koca olmaya çalışan bir erkek... Ama ikisi de aynı erkek.... İçsel değersizlik duygusuna sahip bir kadının yetiştirdiği erkek çocuğunun, bu iki kadın arasında kalan ilişkide, sağlıklı davranışlar sergilemesi ve durumu yönetmesi çok zordur. Bu dansın ritmine o da rolü gereği katkıda bulunur. Erkek de bu öfke dansını nasıl körüklediğinin çoğunlukla farkında değildir. Kadın geçmişteki ezikliğini şimdiki EGEMENLİĞİ ile sarmaya çalışacaktır. Şimdiki egemenliğinin yolu da sahip olduğu veya olacağı erkek çocukta var olacaktır.... Bu durum yapay bir egemenlik olduğundan kadının 'içsel değersizlik duygusu' iç dünyasında sızıntı şeklinde kanamaya devam edecektir. Yalnız ve mutsuz olan bu kadın, yalnızlık ve mutsuzluğunu oğlunun varlığında gidermeye çalışacaktır. Ve oğluyla olan ilişkisinde daha içiçe, ona bağımlı ve düşkün bir anne olması kaçınılmaz hal alacaktır... Herkes için güzel bir gün olsun efendimmmm... smile ifade simgesi Özellikle de erkek çocuk anneleri, oğlunuza ve kendinize özerklik alanı bırakıp yaşayacağınız bir gün olsun.

Psikiyatri Doktoru Tavsiyesi : Psikoterapist Dr. Şükran TELCi

Çocukluk yaşantısının evlilik ilişkisine etkisi olur mu ?

‘Tabi ki babam beni döverdi, ama sadece yaramazlık yaptığım zaman... O da beni yolla sokmak için. Bunun evliliğimin sona ermesiyle ne alakası olduğunu anlayamıyorum.' Nasıl bir alakası vardı, evliliğinin bitmek üzere olması ile çocukluğunda uğradığı fiziksel şiddetin? Ki o şiddeti de oğlunu yolla getirmek amacıyla sadece yaramazlık yaptığında babası uyguluyormuş. Yani, şiddet onun iyiliğine yapılan bir tutummuş... Çocukluğumuzda maruz kaldığımız her türlü şiddet ruhumuza yara açar ve o yaraların ne kadar derinleştiğinin gösterge yerlerinden biridir, evlilik ilişkisindeki rolümüz...

Psikiyatri Doktoru : Uzman Doktor Psikiyatrist Şükran Telci