Evlilikte sorunlar

ÜÇLÜ İLİŞKİLER ve ÇOCUK
Evlilikte sorunlar ;
Çoğunlukla çocukluğumuzda ailemizde yaşadığımız ilişki biçimlerini anne ve babamızla yaşadıklarımızı ya da yaşayamadıklarımızı,korkularımızı,beklentilerimizi erişkinlik hayatımıza taşırız.Bu nedenle eşimizle yaşadıklarımızı anlayabilmek için geçmişe bir göz atmakta fayda vardır.Evlilik dışı ilişkileri de bu çerçevede çocukluk ve ilkgençlik yıllarında hayatımızdaki en önemli insanlarla yaşadıklarımızın yeniden sahneye konulması olarak değerlendirebiliriz.Geçmişi değiştiremeyiz,bunu herkes bilir.Ama geçmişi gözden geçirmek kişiliğimizin gelişim evrelerinde neyin tamamlanmadan kaldığını anlamamızı sağlamak açısından önemlidir.Evlilik dışı ilişkiler bu anlamda tamamlanmadan kalmış gelişim evrelerinin yeniden yaşantılandığı,yeniden sahneye konduğu ve bir anlamda tamamlanmaya çalışıldığı durumlardır.Bu açıdan paradoks gibi görülse bile kişiliğin gelişimi açısından bir şans olarak da değerlendirilebilir. Yeniden sahneye koymaktan anlamamız gereken nedir?
Evlilikte sorunlar ;
Bunu açıklamak için gestalt terapide kullanılan bazı kavramları ödünç alabiliriz.Eğer kendi ailemizde ilişkilerimiz mutluluk vericiyse,özellikle anne babadan ayrılma evresi sorunsuz aşılmışsa yapı,gestalt tamamlanır ve bilincimizde ön plandan arka plana geçer.Eğer aile içi ilişkiler sorunluysa,bazı yapılar tamamlanmadan kalmışsa,bunlar devamlı ön planda kalırlar ve tamamlanmak için uğraşıp dururlar.Yani genç erişkinin hayatında kendi ailesinden getirdiği halledilmeden kalmış sorunlar halledilmeyi bekleyip durur.Bu nedenle erişkinlik hayatındaki ilişkilerde de aynı ilişki dinamikleri yeniden sahneye konulur durmadan.Bu halledilmemiş konular,bir ilişkiye saplanıp kalma olarak da anlaşılabilir bir anlamda ya da ebeveynden kopamama.Ya anneye bağlıdır birey ya babaya,tabii patolojik anlamda.
Bu tür çözülmemiş bağlanmalar çocuğun ya gereğinden fazla ya da gereğinden az ilgi ve sevgi görmesiyle ortaya çıkar.İlginin gereğinden fazla gösterilmesi çoğunlukla çocuğun anne ya da baba tarafından eşi yerine geçirilmesiyle olur.Bu çok fazla ilgi de aslında başka bir anlamda çok az ilgidir,yani olması gerektiği gibi bir ilginin çok az gösterilmesi demektir.Sonuç olarak ilgi,sevgi ve şefkatin çok veya az gösterilmesi,erişkinin eşiyle olan ilişkisinde kendi ailesinde eksik kalan şeyi tamamlayabilmesi için o ilişki dinamiğini yeniden sahneye koymasına neden olur.Eşini ya annesi ya da babası yerine koyar ki böylece eksik kalanı tamamlasın ve anne babadan kopma gerçekleşebilsin artık. Erişkin hayattaki bağlanmayla çocukluktaki bağlanmayı birbirinden farklı kılan çok temel bir özellik vardır.Çocuk bağımsızlığına kavuşabilmek için anne babadan kopabilmek zorundadır.Bu nedenle anne babaya olan bağlılık zamanla bir sıkıntıya dönüşür.Bu aslında çelişkili bir durumdur.Çocuk hayatta kalmak için muhtaç olduğu bu bağlanmadan kopamazsa birey olamayacak,bir anlamda ölecektir.Böyle bakıldığında yetişkinliğe adım atan için de bağlanmayla bağımsızlık zıt kutuplardır.Bu nedenle bileşimin çok dengeli yapılması gerekir ki erişkin bağımsız kalabilmek için eşinden uzaklaşmak,ayrılmak zorunda kalmasın. Eğer kişi çocukluk ve ilk gençlikteki bağlarından kopabilmeyi başaramamışsa,bu önemli görev halledilmemiş olarak kalır.Kişi her ilişkisinde karşısındakini annesi ya da babası yerine koyarak,ilk gençlikteki yaşadığı kopabilme,daha doğrusu kopamama sorununu yeniden sahneye koyar.Kişi bir çocuk gibi bu bağlanmayı durmadan arar,çünkü bağlanma güvenlik demektir,ama bir yandan da kendini bu bağlanmaya karşı savunur da çünkü aynı çocukluğunda olduğu gibi bu bağlanma onu boğar,sıkar.Bu evlilik dışı ilişkilerin oluşumunun en temel nedenlerinden biridir.Tıpkı genç erişkinin kendi ailesinden kopabilmesi için kendi yaşıtlarından bir sevgili bulması ve ebeveyninden sağlıklı bir biçimde ayrılabilmesi gibi,erişkin birey de çocuksu bağlanma yaşadığı eşinden kopabilmek ve bu tamamlanmamış gelişim evresini tamamlayabilmek için bir üçüncü kişiye,sevgiliye gereksinim duyar.Bu anlamda evlilik dışı ilişki çocukluktan erişkinliğe geçişin tamamlanma çabası olarak da algılanabilir.