Çocuk Sorunlarını Çözmek

Çocuğu Eleştirmek ve Sorunları Çözmek

Eleştiri de nasıl yapıldığına bağlı olarak yapıcı veya yıkıcı olabilir.Aslında takdirle ilgili olarak söylediklerimin çoğu eleştiri için de geçerlidir.Eleştiri çocuğu değil,davranışı tanımlamalıdır ve sevgi ve destek verici bir yaklaşımla dile getirilmelidir.Doğru şekilde yapılırsa çocuk ders alır ve aynı hatayı tekrar etmekten kaçınabilir.Eleştiri,takdirle dengelenirse daha da etkili olabilir.

Aşağıdaki iki senaryoyu karşılaştırın:

1-"Barış,paltonu kaybetmen büyük aptallık.Onu kaç liraya aldığımı biliyormusun? Şimdi ne olacak?Senin bu salaklığını öğrenince babanda çılgına dönecek."

2- "Barış,paltonu isteyerek kaybetmediğini biliyorum.Ancak yenisini almak bize pahalıya malolacak.Yeni bir palto almak için gerekli parayı sen kazanmalısın.Bu davranışın beni çok üzdü ama bundan sonra daha dikkatli olacağından eminim."

İlk senaryoda anne Barışa aptal damgası vurmaktadır.Eğer Barış bunu sık sık işitirse gerçekten de aptal olduğuna inanacaktır.Anne babayı da işe karıştırmaktadır.Böylece Barış belki de anne ve babasının kavga etmesine neden olacaktır.İkinci senaryoda ise anne doğru olanı yapmaktadır.Barış ne hissettiğini söylemekte ama diğer yandan da bu hatasını düzeltme olanağı tanımaktadır.Ayrıca onun daha dikkatli olabileceğine inandığını da belirtmektedir.Böylece bir şans tanınmaktadır.

SORUNLARI ÇÖZMEK ve ÖRNEK GÖRÜŞMELER

Yukarıdaki örnekte Barışın annesi bu hatayı onun benlik saygısını geliştirmek için bir araç olarak da kullanabilirdi.Ondan durum hakkında düşünüp.çözüm önermesini isteyebilirdi.Bu şekilde Baış hem sonucu kısmen de olsa etkileyebileceğini hem de hataların düzeltilebileceğini öğrenebilirdi.

ANNE : (Sorunu dile getirir ve duygularını paylaşır.) Barış paltonu kaybettin.Acelen olduğu zaman her şeyi hatırlaman zor bir şey biliyorum ama eşyalarına sahip çıkmaman beni üzüyor.Ama önemli olan bu değil.Önemli olan sorumluluk duymak ve eşyalarımıza sahip olmaktır.Sence bu sorunu nasıl çözeceğiz?

Barış: Kaybedip kaybetmediğimden emin değilim.Öğlen teneffüsünde üstümdeydi,sonra bahçede top oynarken terlediğim için çıkardım.Sanıyorum onu bahçede bıraktım.

ANNE: Yani hala okulda bir yerde olabilir mi?

Barış: Evet.

ANNE:Sence ne yapmalısın?

Barış: Yarın okula gidince kayıp eşyalar kutusuna bakabilirim.

ANNE: Bak bu iyi fikir.

Barış:Bahçeyide arayabilirim.

ANNE:Bu da iyi fikir.Ama ya bulamazsan?Sence o zaman ne yapmalıyız?Kışın bitmesine daha iki ay var.

Barış:Yeni bir palto için gerekli parayı kazanabilirim.

ANNE:Nasıl?

Barış:Evde işler yaparak.Belki babam da kendi evinde işler yapmama izin verir.

ANNE: Evet bunu yapabiliriz.Ancak bu ay paramız kısıtlı.Ucuzluktan belki bir şey bulabiliriz,ama tam istediğimiz şey olmayabilir.

Barış:Tamam.

ANNE:Bundan sonra daha dikkatli olacağından eminim.Sence bir daha böyle bir şey yapmaman için nasıl davranman gerekiyor.

Barış:Sanırım okul bahçesinde paltomu çıkarmamalıyım.Ya da onu sınıfta bırakmaya dikkat etmeliyim.

ANNE:Evet,bu iyi bir plan.Dikkat edersen daha sorumlu davranabileceğini biliyorum.

Bu senaryoda anne etkili bir sorun çözme yöntemi kullanmaktadır.Çocuğuna saldırmak yerine,hem kendinin hem de çocuğunun duygularını dile getirmektedir.Daha sonra oğlunu çözüm bulmaya teşvik etmekte ve fikirlerini yargılamaktadır.Onun önerilerini anne-oğul birlikte işe yarar ya da yaramaz olarak sınıflandırmayı da deneyebilirlerdi.Bu yaklaşım bütün aile bireylerini etkileyen sorunların çözümü için de kullanılabilir.Örneğin,banyoyu kimin kullanacağı ebeveynin istediği bir şeyi çocuğun reddetmesi veya arabada çocuğun yaramazlık yapması.

Çocuklara kendi sorunlarına çözüm bulma fırsatı vermek onların akıllı ve becerikli olduklarına inanmaya dayalıdır.Bu şekilde çocukların benlik saygısı geliştirilir.Süreç ebeveynin kontrolü altında sürer ve son sözü o söyler ama çocuklar ebeveynle işbirliği yapmış olurlar.Üstelik bulunan çözümün işe yarayıp yaramayacağını merak ederler çünkü onun biçimlenmesine kendileri de katkıda bulunmuşlardır.
Bu yaklaşım küçük ya da büyük her tür sorun için uygulanabilir.Bazen anne ve babalar çocuklarını korumak adına işe hemen müdahale ederler.Oysa çocuklar günlük sorunların çoğunu çözmeyi becerebilirler.

Örneğin bir gün dört yaşındaki Sude annesi bahçe ile uğraşırken komşunun oğlu ile oynuyordu.Birden ağlayarak annesine koştu ve Cem'in ona vurduğunu söyledi.Sude'nin annesi daha sonra bana Sude'nin kendini savunmada biraz zayıf olduğunu bildiği için bu durumu kendisinin halletmesini istediğini anlattı.

"Bu seni çok kızdırmış olmalı"dedi sedeye.Etkin dinleme yöntemini kullanıyordu.

"Evet böyle davranmamalıydı."dedi sude ve ağlamayı sürdürdü.

"Anne ona böyle yapmamasını söyle."

"Sude bence bunu sen halledebilirsin.Sence ne yapmalısın?"

Küçük kız ağlamayı kesti ve bakışlarını Cem'e çevirdi.Biraz düşündükten sonra "bana bir daha vurma derim." dedi.

"Başka? " dedi annesi.

"Bana vurmasından hoşlanmadığımı da söylerim."

"Çok güzel Sude,hadi git Cem'e bunları söyle."

Sude, Cem'e doğru koştu.Sude'nin annesi de uzaktan ne konuştuklarını duyamıyordu ama iki çocuk tekrar oyuna dalınca memnun oldu.

Çocuğu Takdir Etmek

Takdir,yetişkinlerin çocuklarında istenen davranışları pekiştirmek ve onların benlik saygılarını geliştirmek için başvurabilecekleri en etkin yoldur.Uzun vadede maddi ödüllerden çok daha fazla etkili olur.Ödüllendirilen çocuklar sadece karşılığında bir şey alacakları şeyleri yapmayı öğrenirler.Oysa takdir edilen çocuklar,kendileri hakkında bir şey öğrenmek fırsatı buldukları gibi yeteneklerinin de keyfini çıkarırlar.Ancak takdir etmenin de daha etkili veya daha az etkili olacak yolları vardır. Etkili bir takdir cümlesi çocuğun değil,davranışın üzerinde odaklanır.Abartısız,gerçekçi,dürüst ve davranışla uyumludur.Aynı zamanda çocuğa mükemmel olabilme kapısını açık tutar. Bazen,çocuğunuza davranışını takdir ettiğinizi sözcüklere başvurmadan da ifade edebilirsiniz.

Aşağıdaki üç konuşmayı karşılaştırınız:

1-"Banu,senin sıran olmadığı halde köpeğin kabını yıkamış,oyuncaklarını kaldırmış ve kulübesini temizlemişsin.İnce ve düşünceli olmak diye ben buna derim.

2-"Banu,köpeğin eşyalarını temizlemişsin,ama yemeğini koymayı unutmuşsun.Yine de teşekkürler."

3-"Banu,harikasın.Bir babanın sahip olabileceği en iyi çocuksun."

Birinci senaryo en etkili takdir yoludur.Baba burada çocuğun yaptığı işi vurgulamakta,onu övmekte ve iki önemli kelime -ince ve düşünceli olmak- kullanmaktadır.Banu artık bunları kendini anlatırken kullanabilir.İkinci senaryoda ise,o kadar işi yaptıktan sonra bu sözleri işitince Banu herhalde çok üzülür.Böyle bir babayı hoşnut etmek mümkün olamayacağına göre çaba göstermek boşunadır.Üçüncü senaryo da ise,babanın tepkisi Banunun yaptığı işle uyumsuzdur.Üstelik şimdi bir de dünyanın en iyi çocuğu olmak gibi imkansız bir beklentinin nesnesi olmuştur.