ÇOCUKLAR OTORİTE VE KISITLAMA İSTEMEZLER Mİ?

Eğitimlisinden eğitimsizine kadar çoğu ebeveyn, çocukların aslında otorite istediklerine, limitler konularak davranışlarının kısıtlanmasından hoşlandıklarına inanır. Onlara göre ebeveynler otoritelerini kullanınca, çocuklar kendilerini daha güvende hissederler. Kısıtlamalar olmadan, disiplinsiz olmakla kalmaz, aynı zamanda güvensiz de olurlar. Kendileriyle ilgilenilmediğini zannedip sevilmediklerini düşünürler.

Ben bu görüşe karşı çıkarken çoğu ebeveyn bunu benimsedi. Çünkü bu görüş onların güç kullanmalarını haklı gösteriyordu. Ben bu inancı bana uygun gelmiyor diye reddetmiyorum. Gerçek yönleri olduğu için reddediyorum ve dikkatle gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sağduyu ve deneyimler, çocukların ebeveynleriyle ilişkilerinde kısıtlamalar istedikleri görüşünü doğrular. Ebeveynlerinin kabul sınırlarını öğrenmek için ne kadar ileriye gidebileceklerini bilmeye gereksinimleri vardır. Ancak o zaman kabul edilemez davranışları yapmazlar. Bu, yalnız çocuklar için değil, tüm insan ilişkileri için de böyledir.

Örneğin, davranışlarımdan hangilerini eşimin kabul etmeyeceğini bilirsem kendimi çok daha güvende hissederim. Hemen aklıma geliveren örnekler, evde misafirimiz varken golf oynamaya ya da işe gitmeyerek eşimi kızdırmaktan ve olası bir çatışmadan kaçınabilirim.

Ama bununla birlikte çocuğun ebeveyninin kabul sınırlarını bilmek istemesi başka şey, davranışlarına ebeveyni tarafından sınırlama getirilmesini istediğini sanmak tümüyle başka şeydir. İkisi birbirinden çok farklıdır. Eşimle kendim için verdiğim örneğe geri dönersek; misafirlerimizin olduğu günlerde işe gitmem ve golf oynamam konusunda eşimin duygularını bilmek bana yardımcı olur. Ancak eşim ‘' misafirlerimizin olduğu günlerde işe gitmene ya da golf oynamana izin veremem'' türünden bir tümceyle davranışımı kısıtlamaya çalışsaydı ona çok kırılır ve kızardım.

Bu güç yöntemini hiç beğenmiyorum. Karımın benim davranışımı yönetmeye ve denetlemeye çalıştığını sanmak çok gülünç. Çocuklarda ebeveynlerinin onlara kısıtlama getirmelerine bundan farklı tepki gösteremezler. Ebeveynler tek yanlı olarak çocuğun davranışını kısıtlarsa, çocukta tıpkı benim gibi kırılır ve kızar. Aşağıdakine benzer tümcelerle davranışlarına sınır getirilmesini isteyen bir çocukla hiç karşılaşmadım:

‘' Gece yarısı olmadan evde olacaksın, sınırım bu''

‘' Arabayı almana izin veremem''

‘' oturma odasında oyuncağınla oynayamazsın''

‘' Uyuşturucu kullanmanı sevmiyoruz''

‘' O çocuklarla arkadaşlık etmeni yasaklıyoruz''.

Aşağıdaki ilke, ‘' çocuklar ebeveynlerinin otoritelerini kullanmaları ve kısıtlamalar getirmelerini isterler'' sözünden daha sağlıklıdır.

Çocuklar ebeveynlerine kabul edilemez gelen davranışlarını değiştirebilmek için onların bu davranışla ilgili duygularını bilmek isterler. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler kısaca çocuklar davranışlarının değiştirilmesi ya da kısıtlanması gerektiğini anlarsa, bunu kendileri yapmak ve yetişkinler gibi davranışları üzerinde otoritelerini kullanmak isterler.

Bir nokta daha: çocuklar aslında tüm davranışlarının ebeveynleri tarafından kabul edilmesini yeğlerler. Böylece davranışının hiçbirinin sınırlandırılmasına ya da değiştirilmesine gerek kalmaz. Ancak bu isteklerinin tam olarak gerçekleşmesi olanaksızdır. O zaman da çocukların hangi davranışlarının ebeveynleri tarafından ne zaman kabul edilemeyeceğini bilmeye hakları vardır. Bu, ebeveynin çocuğun davranışına sınır getirmek için otorite kullanmak istemesinden çok başka bir şeydir.

Kaynak: DR. THOMAS GORDON'un "ETKİLİ ANNE BABA EĞİTİMİ" adlı kitabından alınmıştır