Çocukta Ruhsal Sorunlar

Zeka geriliklerini ve öğrenme bozukluklarını katmazsak, çocukluktaki ruhsal sorunları dört ana kümede toplayabiliriz,

a) Davranış Bozuklukları

Sürekli hrçınlık, sinirlilik, geçimsizlik, kavgacılık, okuldan kaçma, çalma, yangın çıkarma, sürekli baş kaldırma ve kuralları çiğneme gibi belirtiler bu kümede toplanır. Davranış bozuklukları, çocuğun ruhsal ve bedensel nedenlere bağlı olarak, iç çatışmalarını davranışına aktarması sonucu ortaya çıkar. Başka bir deyişle, bu çocukların çevreleriyle ilişkileri sürekli olarak gergin ve sürtüşmelidir.

b) Duygusal Bozukluklar

Bu kümde yer alan sorunlar, çocuğun çocuğun çevresinden çok kendisini tedirgin eden ruhsal belirtilerdir. Korkular, kuruntular, saplantılı düşünceler, uyku bozuklukları, kekemelik benzer sorunlardır. Bu belirtileri gösteren çocuklar çevreleriyle ilişkileri çok bozuk olmayan, gergin, güvensiz ve çekingen çocuklardır. Kendi iç sorunlarını dışa yansıtmaktan çok, kendilerine yönelten kaygılı çocuklardır.

c) Alışkanlık Bozuklukları

Parmak emme, mastürbasyon, gece işemeleri, dışkı kaçırma gibi alışkanlıkların düzensizliğiyle ilgili belirtiler bu kümede toplanır.

d) Ağır Ruhsal Bozukluklar

İçe kapanıklık veya çıldırı (psikoz) denen ve çocuğun uyumunu her alanda ve sürekli olarak bozan ruhsal hastalıklar bu kümede yer alırlar.

Kaygılı Çocuklar

Kaygılı çocuk, çabuk üzülen, çabuk heyecanlanan çocuktur. Hep gergin ve tedirgindir. Her şeyi büyütür, küçük şeyleri kendine dert eder. Arkadaş ilişkileri genellikle iyidir, arkadaşlarına karşı vericidir. Kısaca duygusal tepkileri abartılı olan çocuktur.

Kaygılı bir çocuk genellikle eğitim ve gelir düzeyleri yüksek olan ve çocuklarına çok değer veren ailelerden çıkar. Bu ailelerde çocuğa çocuğa gösterilen ilgiyle orantılı olarak beklentiler de yüksektir.

Kekemelik

Kekemelik, yedi yaşından önce ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Genellikle 3-5 yaşları arasında başlar. Belli bir yaşa dek düzgün ve akıcı konuşan çocuk, yavaş yavaş ya da birden tutulur. Erkek çocuklarda kızlardan daha sık görülür.

Kekemelik, sıklıkla örseleyici bir olay sonrası gelişir. Bu çocukların örseleyici olaydan öncede korkak çocuklar olması dikkat çekicidir. Örseleyici olaylar; korkutmak için sokağa atmak, sünnetten korkutmak, anne ile babanın kavgasına tanık olma, araba kazasında birinin ezildiğini görme, evde yalnız bırakma , babanın kayışla dövmesi gibi.

Kekeme çocukların ailelerinde, anababaların aşırı titiz ve kuralcı olduğu gözlemlenmiştir. Bu anababaların çocuklarından beklentileri yüksektir. Çocuğu sürekli denetim altında tutup eleştirirler.

Bağımlı Çocuklar

Kimi çocuk vardır ki zekası geri olmadığı halde okulda başarısızdır.

Öğretmen soru sormadıkça konuşmaz parmak kaldırıp bildiini söylemez. Sınıf içinde de sınıf dışında da çekingen ve sessizdir. Yaşıtlarıyla ilişkisi çok sınırlıdır. Oyunlara ya hiç katılmaz ya da hep izleyici olarak kalır. Arkadaşlık ilişkisi kurarsa çoğunlukla kendinden daha girişken bir çocuğun kanatları altına sığınır. Çabuk ağar, güvensiz ve ürkektir, kendini savunamaz.

Dışarıda çekingen ve sıkılgan olan çocuk, genellikle evde hırçın ve yaramazdır. İsteklerinin bekletilmeden yapılmasına alışmıştır. Dediği olmazsa tutturur, tepinir ve huysuzlaşır. Böyle bir çocuk ruhsal olgunlaşması yaşından geri kalmış, bağımlı bir çocuktur.

Bağımlılığın başlıca nedeni, ana-babanın aşırı koruyucu kollayıcı olmalarıdır.