Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamaktır.

Çocuk kardeşini sevmek zorundaymış gibi bir duyguya kapılmamalıdır. Olumsuz duygularını dışa vurunca suçlanmamalıdır. Kardeşimi hiç sevmiyorum diyen bir çocuğa" Aman o nasıl söz" diye demek çocuğun kardeşine karşı öfkesini bilemekten başka başka bir işe yaramaz. Bunun yerine "Ona kızmakta haklısın bak beni de çok uğraştırıyor" demek çocuğu hem şaşırtır hem de içine su serper. Olumsuz duygularının anlayışla karşılandığını görmek onu rahatlatır. Anne çocuğuna "kardeşini kıskanıyorsun" demeden bu duygusunu anladığını belli edebilir."kardeş geldi diye kardeşin beni böyle uğraştırdı diye seni eskisi gibi sevmediğimi düşünebilirsin ama ben seni eskisi kadar seviyorum . Benim de kardeşim doğduğu zaman öyle sanmışım gibi sözler anneyle çocuğu yaklaştırır, çocuktaki kuşkuları siler. Ama kıskançlığı toptan gidereceğini söyleyemeyiz. Önemli olan kıskançlık duygusunu yatıştırmaktır, ortadan kaldırmak değil.

Sözler davranışlarla desteklenmelidir. Anne ve evdeki herkes bebeği çocuğun önünde gösterişli bir biçimde okşayıp sevmekten kaçınmalıdır.

Çocukla kardeşi arasındaki yaş ayrımı ne kadar azsa kıskançlığın o denli büyük olduğu doğrudur. Kendisi üç yaşından küçük olan ananın bakım ve desteğine gereksinimi azalmamış çocuğun yeni gelen kardeşe tepkisi büyük olur.

Oyun ve okul çağında kardeşler daha kolay benimsenir.