Kadın ve İlişki

Yazan: Şükran TELCİ

Kadınlar ne ister erkeler ne ister yaşadıkları ilişkilerinden. Ya da soruyu şöyle soralım. Kadın ve erkeğin bir ilişkideki beklentileri nelerdir. Klasik sorular ama cevapları zor sorular.

Kendinizi dinlediğiniz zaman duyduğunuz cevaplar neler veya partnerinizin kendi adına verdiği cevaplar neler.

Ben duyar gibiyim cevapları.

En başta güven duygusu, özgürlük ve bağımsızlık, değer görmek ve anlaşılabilmek. Bu kelimelerde saklıdır kadının ne istediği. İlişkide güven isteriz. Bize tam anlamıyla bağlı olduğunu kanıtlayacak davranışlar içerisinde olmasını. Her kadın için detaylarda saklıdır güvende olduğu ilişkinin sınırları. Güven duygusu içinde olan bir ilişki heyecanını da kaybetmemeli. Nasıl olacak peki. Güven içinde olduğun bir ilişkide heyecanın var olması. İşte bu noktada sıradanlaşmamalı. Dolaysıyla içine biraz da kaybetme korkusu katmalı. Her an kaybedebileceğin bir o kadar da güven içinde olacağın ilişki. Ne kadar çelişkili ve zor.

Peki güven içinde olduğun ilişki de özgür olabilir misin? İlişki içinde bireysel yaşam alanlarını belirlerken karşı tarafın sana karşı güven duygusu nasıl gelişecek. Sen bağımsızlığını ilan etmişken sana bağlı kalmasını talep edebilir misin partnerinden. Değer görmek. İnsanın kendilik değeri bir başkasının ona olan davranışlarıyla mı belirlenir. Veya herkesin değer vermeyi gösterme şeklinin farklı olduğunu kabullenmek bu kadar zor mudur. Değerle ilgili kalıplaşmış kadınsal beklentiler. Tek taşlı yüzük ama taşı karpuz büyüklüğünde olmalı veya belirli aralıklarla alınan çiçek. Sevgi kelimeleri içeren ve sık söylenen cümleler. Bir danışanım şöyle demişti değer görme konusunda. 'Aldığı hediyeler söylediği güzel sözler değildi bana verdiği değeri gösteren ne zamanki geçirdiğim rahatsızlıktan dolayı 24 saatten uzun bir süre yemek yiyemedim o da benimle bekledi. Kendini aç bıraktı. Benim için değer görmenin tanımı buydu'. Peki o halde ilişkilerdeki değer görme ve gösterme konusunda artık öğretilen kalıplardan çıkmayı başarmamız mı gerekir.

Anlaşılabilmek. Asıl ve olmazsa olmazı ilişkinin.

Anlamak ve anlaşılabilmek için kadın ve erkek beyninin farklı çalıştığını öncelikle kabul etmek gerekir. Ne demek bu? Elimiz de olmadan beyin işleyişimizin fizyolojik olarak erkeklerden farklı olduğunu kabullenmek lazım. Ne işe yarayacak bu kabul.Tabi ki de kendimizi ve partnerimizin düşünce ve davranışlarına yüklediğimiz anlamları daha farklı yorumlamamıza yol açacak. Mesela sıkça gündemde olan bir konuyla açıklamaya çalışayım. Erkeklerin kadınlara göre sekse düşkün olması.Yapılan bilimsel çalışmalarda cinsellikle ilgili beyinde yer alan alanının erkeklerde kadınlara göre 2.5 kat büyük olması veya kadınların hiçbir kavgayı,romantik karşılaşmayı ya da sevgi dolu anı unutmaması.Niye unutmuyoruz çünkü bu işlerle görevli beynimizdeki hipokampus denilen alan erkeklere göre daha geniş ve aktif. Sonuç olarak kontrolümüzün dışında da gelişen tepkilerimiz olabiliyor farklı çalışan beynimiz ve hormonlarımızın sayesinde. Unutmamak gerekir her birey ilişki için de bildiği ve öğrendiği gibi davranır ve bunların getirisi kadar karşı tarafı anlayabilir. Önemli olan nedir anlamak ve anlaşılmak için derseniz. Yüreğinizi açabilmeyi öğrenebilmeniz. Yüreğinizi açarken de yargılanmayacağınıza, sorgulanmayacağınıza ve eleştiri almayacağınıza kesinlikle inanmanız şart.

Hayattaki en zor işlerden biridir ilişkiyi aynı kalite ve tat da sürdürmek.

İş diyorum ilişkiye çünkü işinizdeki başarıda ne kadar emeğiniz varsa o kadar olumlu geri bildirimler almaz mısınız? Peki sizin için bu kadar olmazsa olmaz olan ve bir insanın gerçekten mutlu olması için şart olan iyi bir ilişkiye ne kadar emek harcadığı ve kafa yorduğu sorgulanmamalımıdır kişinin. En büyük yatırım zihne yapılan yatırım olduğuna inanırım ben.

Zihnine yatırım yapan insan bireysel gelişimi için yol alırken olgunlaşabilmesi ve farkındalık kazanabilmesi için gerekli olan nedir? Bence ikili ilişkilerdir bu sorunun cevabı.

İnsan gelişiminin büyük bir kısmını ikili ilişkilerin içinde yapar ve yol alır.

Bundan dolayıdır ki yaşadığımız ilişkilere harcadığımız emek çok önemlidir. Harcadığın emeği hak edecek biri var mı diye sormak yerine kendi gelişimim için girdiğim ilişkilerde rolüm ne diye olaya bakmalı. Sevgiliye de bunu yansıtmalı. Yani gel beraber zihnimize ve ilişkimize yatırım yapalım demeli. Bu nasıl olacak derseniz eğer. Bırakın tabularınızı,kurallarınızı anlamsız kıskançlıklarınızı ve güç savaşınızı.Açın yüreğinizden geçen duyguları.Koyun elinizi sevgilinin kalbinin üstüne ve zihninizden ne geçiyorsa paylaşın onunla.Onun da sizinle paylaşmasına izin verin.Olumlu veya olumsuz duygu ve düşüncelerinizi.Korkmayın tek yürek olmaktan, yargılanmaktan ve sorgulanmaktan.Hayatınızdaki diğer alanlara harcadığınız enerjinin çoğunu ilişkinize yönlendirin ve birlikteliğiniz içinde tek yürek olup bireysel olarak nefes alabilmeyi öğretin kendinize...

Psikiyatrist Uzman Doktor Şükran Telci