EMDR: Psikoterapistin çantasındaki sihirli değnek!!

Yazan: Fulya KAYA TEZEL INCITY Haziran 2013 sayısında yayımlanmıştır

Bu ay sizlere çok etkili ve hızlı bir terapi yönteminden bahsedeceğim. Özellikle travma tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü'nün en etkili bulduğu iki teknikten biri: EMDR (Eye Movement Desensetization and Reprocessing- Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme)

Biz psikoterapistlerin en çok ihtiyaç duydukları şeylerden biri danışanın sabır ve istikrarla terapi sürecine devam etmesidir. “Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir” sözü bu durumu çok iyi açıklar. Ve çoğu zaman sihirli değneğimizin olmadığından dem vururuz terapi odasında; bir an evvel sıkıntısından arınmasını arzuladıklarımız için. Çünkü çoğunlukla yanlış anlaşılanın aksine danışanımızın yıllarca bize gelmesi değil, en kısa sürede problemini çözerek süreci tamamlaması bizim için de mesleki bir başarı sayılır. Ancak çoğunlukla kısa süreli terapilerde bu süreç 6-16 seans (yani ideal olarak haftada 1 görüşme ile 1.5-4 ay) sürmekte. Probleme göre bu süre tabii ki kısalıp uzayabilmekte.
Yine de çok iyi biliriz ki, on yıllar içinde defalarca kez tekrarlanarak, pekiştirilerek, sinsice gelişmiş bir problem (örn, özgüven eksikliği, sosyal fobi vb.) birkaç seansta ortadan kaldırılamaz. Gelmesi zaman alanın gitmesi de zaman alır özetle. Bu noktada biz terapistler de, daha hızlı çözüme ulaştıran tekniklere dair bitmeyen bir arayış içindeyizdir. Zaten psikoterapi uygulamasının tarihsel gelişimi de gittikçe hızlanan çağımızın ihtiyaçlarına paralel bir gelişim seyri göstermekte. Zaman ilerledikçe yıllarca süren psikanaliz, yerini haftalar ya da aylarce süren diğer terapi modellerine (bilişsel terapi, davranışçı terapi vb.) bırakmıştır.

Travmatik yaşantıların tedavisinde ise neredeyse sihirli değnek etkisi yaratan bir yöntem olarak karşımıza EMDR çıkmaktadır. EMDR travmatik olayların üzerimizde bıraktğı etkileri 1-3 seans gibi kısa bir sürede ortadan kaldırabiliyor. EMDR uygulamasının sonucunda, kişinin travmatik olayı hatırladığı, ancak o olayı hatırladığında oluşan olumsuz duygulardan kurtulduğu görülüyor. Kişinin hem olayı hatırlama hem de anlamlandırma şekli değişiyor.

EMDR'ın ardındaki mekanizma

Bu yöntemin temelinde terapötik bir telkin değil, beynin nörolojik işleyişi yatmakta. Özetle anlatmak gerekirse, travmatik olaylar sırasında beynin bilgiyi işlemleme süreci bozulur ve uyaranlar yeterince işlemlenip beynin ilgili bölümlerine bütüncül şekilde aktarılamaz ve anlamlandırılamaz. Olay sırasında yeterince işlemlenemeyen görüntüler, sesler, duygular ve düşünceler sinir siteminin içine adeta kilitlenebilir. Bu beynin sağ yarımküresinde gerçekleşir. Daha sonra olayı hatırlama esnasında da beynin sağ bölümü yoğun olarak aktiftir ancak olaya ilişkin bütüncül değerlendirme ve analizden sorumlu sol yarımküresinde aktivasyon yoktur (belirsizdir).

EMDR uygulaması esnasında anıya ait nörolojik ağ farklı bilgi ağlarıyla birleştirilir. Bu da olayın hatırlanma niteliğini tamamen değiştirir. Anıdaki bazı boşlukların hatırlanması, bazı olumsuz parçaların gittikçe flulaşırken, diğer olumlu ya da nötr sayılabilecek kısımların netleşmesi ve belirginleşmesi sık alınan geribildirimler arasında. Üstelik bu değişim, terapistin telkin ve yönlendirmeleriyle de ilişkili değildir. Tüm iyileşme ve değişim süreci tamamen kişinin kendi zihninin içinde gerçekleşir. EMDR sonrası anı hatırlandığında, daha önce beynin aktif olmayan bölgelerinin aktive olduğu bilimsel deneylerle de kanıtlanmıştır.
EMDR ın başarı oranı oldukça yüksektir. Prozac ile karşılaştırıldığında EMDR tedavisinin daha etkili olduğu ve EMDR terapisi bittikten sonra tedavi kazanımları devam ederken Prozac alan danışanlarda semptomların tekrarladığını gösteren araştırmalar mevcuttur.


Kimler faydalanmalıdır?


Travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorsanız bu yöntemden büyük oranda fayda görebilirsiniz. Eğer akut bir travmanız varsa, yani kısa süre önce travmatik bir olay yaşadıysanız (deprem, kaza, psikolojik şiddet, kayıp, saldırı, tecavüz, iflas vb.) EMDR almanız travma sonrası stres bozukluğu geliştirmenize engel olabilir.
Aslında terapiye “benim geçmiş yıllarda şöyle bir travmam vardı” diye gelen kişi sayısı oldukça azdır. Genellikle güncel bir problem için başvuru yapılır. Ancak birçok problemin derininden travmatik yaşantılar çıkar. Aşmış olduğunuzu düşündüğünüz olaylar bile farkında olmadığınız düğümlere dönüşmüş ve günlük hayatınızı etkiliyor olabilir. Bu nedenle şu tür cümleleri sık kullanan biriyseniz EMDR dan fayda görebilirsiniz.

  • Yeterince iyi değilim
  • Çaresizim
  • Herşeyi kafama takıyorum
  • Duygularımı belli etmemeliyim
  • En iyisini yapmalıyım
  • Kimseye güvenmemeliyim
  • Yetersizim
  • Güçsüzüm
  • Organize olamıyorum
  • Kendimi kontrol edemiyorum
  • Mükemmel olmalıyım
  • Yalnızım
Yine de bilmelisiniz ki bu yöntemden fayda görüp görmeyeceğinize terapistiniz karar vermelidir.

Fulya KAYA TEZEL