Psikolojik Travma

Her Travma İnsanın Psikolojisini Bozar mı?

Hayır, her travmatik olay travmatize etmez. Yani her travmatik olay (kaza, felaket, kayıp vb.) psikolojik hastalığa sebep olmaz. Travmatik olaylar aynı zamanda kendi içinde büyüme potansiyeli de taşıyan olaylardır. Travmatik büyüme denilen olguda kaza, kayıp vb. olayları yaşadıktan sonra kişinin daha güçlü hissedebildiği, kişilik gelişiminde yol katedebildiği de görülmektedir.

Ayrıca travmaların çoğu kendiliğinde iyileşme eğilimi gösterir. Tıpkı vücudumuzda açılan bir yara gibi. Nasıl ki bedenimizdeki bir yara kendiliğinden kapanmaya odaklıysa, travmatik olaylar esnasında da zihnimiz otomatik olarak onun üstesinden gelmeye çalışır. Fakat bedendeki yaranın enfekte olma riski olduğu gibi travmatik bir olaydan sonra aynı şey psikolojimiz için de geçerlidir. Eğer kişisel kaynaklarımız karşılaşıtğımız olayın üstesinden gelmemiz konusunda yeterli olmazsa travmatize oluruz. Yaralanma örneğinde olduğu gibi nasıl bedendeki bir yara kendiliğinden iyileşmeyip, daha da büyüdüğünde müdahale ediliyorsa, travmatik yaşantıların sonucundaki psikolojik semptomlar da kendiliğinden geçmiyor hatta şiddetleniyorsa müdahale ve tedavi gerekir.

Yazan: Uzman Psikolog Fulya TEZEL

Travmatik Olaylardan Sadece Travmaya Maruz Kalanlar mı Etkilenir ?

Hayır. Herhangi bir travmatik olaydan etkilenmek hatta travmatize olmak için illaki olayı birebir yaşamak gerekmez. Maalesef olayı yaşamasak da hatta tanık olmasak da travmatize olabiliyoruz. Bu anlamda travmalardan etkilenenleri 3 aşamada incelemek mümkün.

Birincil travma, travmaya direkt olarak maruz kalan kişidir. Örneğin doğal afet, terör olayları (saldırı, patlama vb.) gibi olaylara, şiddet, tecavüz vb. olaylara maruz kalmak.

İkincil travmada kişi direkt olarak olaya maruz kalmamıştır fakat travmaya maruz kalan kişinin yaşantısı üzerinden travmatize olan yakın kişidir. Yani travmatik olaya maruz kalan kişi ile duygusal ya da sosyal bir bağı vardır. Örneğin kanser hastası bir kişinin eşi, tecavüz mağduru birinin kardeşi, patlamada bir uzvunu kaybetmiş birinin annesi vb.

Üçüncül travmada da kişi travmatik olaya maruz kalmamıştır, birincil ya da ikincil travmayı yaşayan kişinin yaşantısı üzerinden travmatize olmuştur. Yani travmatik olay kişinin başına gelmemiştir, başına gelen kişinin yakını ya da akrabası da değildir fakat bir şekilde bu olayı ya da sonuçlarını gözlemlemişlerdir. Örneğin televizyonda travmatik olayların görüntülerini izleyen kişiler, kurtarma ekipleri, travma çalışan uzmanlar, vb.

Tüm bu üç gruba mensup olan kişiler, yani neredeyse olaya maruz kalmış, tanık olmuş, haberdar olmuş herkes üzerinde travmatik etkilerin ortaya çıkması mümkündür.

Klinik Uzman Psikolog : Fulya Kaya TEZEL