Obsesif- Kompulsif Bozukluk Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Obsesif- Kompulsif Bozukluk Ne Kadar Yaygındır?

Obsesif-Kompulsif Bozukluk Nedir?

Anksiyete bozukluklarından biri olan obsesif-kompulsif bozukluk ( OKB ) , yaşam boyu sürebilen ve kişinin yaşamını kısıtlayabilen bir durumdur. OKB' li kişi, mantıksız ve zorlayıcı ve üstesinden gelinmesi son derece güç tekrarlayıcı düşünce ve davranışlar döngüsü içine hapsolur. OKB, hafif düzeyden şiddetliye kadar değişen bir yelpaze içinde ortaya çıkar, eğer şiddetli ise ve tedavi edilmemişse; kişinin iş,sosyal ve özel yaşamındaki işlevselliğini bozabilir.

Obsesif- Kompulsif Bozukluk Ne Kadar Yaygındır?

Başvuran hastalar arasında az görüldüğü için, ruh sağlığı uzmanları yıllarca OKB'nin nadir görülen bir hastalık olduğunu düşünmüşlerdir. OKB'li kişiler tekrarlayıcı düşünce ve davranışlarını saklamak için büyük çaba harcadıklarından, çoğunlukla bozuklukları tanımlanamamış ve uygun tedavi alamamışlardır. Ancak Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nün 1980'lerin başında yürüttüğü bir araştırma, OKB'nin toplumun %2'sinden fazlasını etkileyerek şizofreni, bipolar bozukluk, panik bozukluk gibi ağır zihinsel hastalıklardan daha yaygın olduğunu göstermiştir. OKB'ye tüm etnik gruplarda rastlanmaktadır. Kadınlar ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir.

Kaynak: Daniel J. Carlat'ın Psikiyatrik Görüşme -Psikiyatri Dizisinde Pratik Rehberler adlı kitabından alınmıştır.

psikolojik kitaplar en iyileri

Psikolog Fulya Kaya TEZEL

Obsesif-Kompulsif Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

OKB ya psikoterapi veya ilaçlarla ya da ikisinin birlikte uygulamasıyla tedavi edilir.

Psikoterapi

OKB için en etkili psikoterapi yöntemi bilişsel-davranışçı terapidir. Bu teknikte terapistiniz, anksiyeteye neden olan ve kompulsiyonları ortaya çıkaran ( kontrol etme ya da yıkanma gibi ) durumlarla karşı karşıya gelmenizi sağlar. Terapistiniz bu durumda verdiğiniz tepkileri engellemekte size yardımcı olur. Alıştırmaya yönelik bu tür uygulamalarının bazıları terapistin ofisinde yapılsa da çoğu evde, “ ev ödevi” olarak gerçekleştirilir.

Kognitif-davranışçı terapi, özellikle ve öncelikli olarak kompulsiyonlardan şikayetçi hastalarda oldukça etkilidir. Bu tür hastalarda , terapi çoğunlukla ilaç tedavisinden daha etkilidir.

İlaç Tedavisi

OKB için pek çok etkili ilaç mevcuttur. En çok reçetelendirilenleri Prozac, Lustral, Paxil ve Faverin gibi selektifserotonin inhibitörleridir. Bu ilaçların tercih edilmelerinin nedeni , diğer ilaçlarla karşılaştırıldıklarında çok az yan etkileri olmasıdır. Diğer bir etkili ilaç, SSRI'lardan daha fazla yan etki oluşturabilen Anafranildir.

Bir kişi antidepresan almaya başladığında düzelme genellikle hemen gözlenmez. Bu ilaçların büyük bir bölümünde değişikliklerin görülmeye başlaması 1 ila 3 hafta alır. Eğer 5 ila 6 hafta sonunda belirtilerde çok az değişiklik varsa ya da hiç değişiklik yoksa yeni bir ilaç denenebilir. Hangi ilacın etkili olacağını önceden belirlemenin bir yolu olmadığından hekim etkili ilacı bulana kadar önce birini, daha sonra bir başkasını yazmak durumunda kalabilir. Tedavi en az birkaç ay sürdürülmelidir ve bir sene ya da daha fazla devam edebilir.

Kaynak: Daniel J. Carlat'ın Psikiyatrik Görüşme -Psikiyatri Dizisinde Pratik Rehberler adlı kitabından alınmıştır.

Uzman psikolog Fulya Kaya TEZEL

Psikoloji Kitap Tavsiyesi​

OKB Hakkında Bilinen Yanlışlar

Yazan: Uzman Psikolog Fulya KAYA TEZEL

Kısaca OKB olarak bilinen Obsesif-Kompulsif Bozukluk birçok kişinin yaşam kalitesini düşüren ve günlük hayatını ciddi düzeyde kısıtlayan bir kaygı bozukluğudur. Toplumda OKB'si olan kişiler genellikle “takıntılı” “aşırı titiz” vb. şekilde tarif edilir ve çoğunlukla da yanlış anlaşılırlar. Aşağıda bu yanlış anlamalara yol açan başlıca inançlara değinilmiştir.

OKB sadece temizlikle ilgilidir.
Bu OKB ile ilgili en yaygın yanlış inançlardan biridir. Birçok insan OKB'li kişilerin kendilerini evlerini temizlemeye adadıklarını düşünür. Evet bu şekilde yaşayan çok sayıda OKB hastası vardır, ancak bu hastalığın belirtilerinden yalnızca biridir. OKB kendini başka birçok semptomla gösterir. Aslında tekrarlayıcı davranışlar ve ritüeller temizlik yapmaktan, sürekli dua etmeye, sessizce sayı saymaktan ya da kelimeler söylemekten kontrol etmeye kadar geniş bir aralıkta seyreder. Dolayısıyla evini temizlemeyip de başka türlü ritüelleri olan birçok OKB hastası vardır.

OKB'li kişiler düzenli tertipli kişilerdir.
OKB hakkındaki en yaygın önyargılardan biri OKB'li kişilerin sadece aşırı düzenli, tertipli ve organize kişiler olduğudur. OKB bundan ibaret olmamakla birlikte düzenli olmak hastalığın tipik bir belirtisi değildir. Aslında OKB'li kişilerin 2/3'ü toplayıcıdır, yani önemsiz eşyaları bile biriktirirler ve bu nedenle fazla eşyadan dağınıklık içinde yaşayabilirler. Ayrıca OKB hastaları evleri güzel görünsün diye onları düzenlemez, düzenli
olmadığında duydukları aşırı huzursuzluk ve kaygı hissinden kurtulmak için bunu yaparlar ve bu iki durum arasında ciddi bir fark vardır.

Din insanları kompulsif yapar.
Her ne kadar birçok dinde ritüeller yer alsa da bunlar ne OKB belirtisidir ne de OKB'ye sebep olabilir. Yürütülen birçok araştırma dindar kişilerin dindar olmayanlara oranla daha fazla OKB göstermediğini ortaya koymuştur. Genel olarak OKB önemli yaşamsal temalarla ilgilidir ve din de bunlardan biridir. Dolayısıyla dindar kişiler de kendi inançlarıyla ilgili obsesyonlar geliştirebilirler ancak bu dinin obsesyonlara sebep olduğu anlamına gelmez.

Dizi ve filmlerdeki OKB'li karakterler hastalığı gerçekçi bir şekilde yansıtıyor.
Hayır, film ve dizilerdeki karakterler genellikle OKB semptomlarını ya abartır ya da yanlış şekilde verir. Çoğunlukla da semptomlar komedi unsuru olarak kullanır. Ancak OKB'li kişiler bu belirtileri yaşamanın hiç de komik olmadığını çok iyi bilirler.

OKB'li kişiler sadece garip tiplerdir, isterlerse davranışlarını durdurabilirler.
OKB kişilik ya da özgür iradeyle ilgili bir mesele değildir. Kişi obsesyonlarının saçma ya da mantıksız olduğunun farkındadır. Kompulsiyonların tekrarlayıcılığı ve ritüelistik şekilde ortaya çıkması ise nörolojik temellidir. Birçok bilim insanı hastalığın önemli bir kısmını oluşturan ritüellerin beyindeki belirli kimyasalların işlevlerindeki bozulmalar sonucu ortaya çıktığını bildirmektedir. Dolayısıyla doğru tedavide OKB semptomlarıyla ilişkili olan kimyasalların işleyişi değiştirilerek beyin kimyası yeniden düzenlenir. Bu ilk etapta ilaç tedavisiyle yerine getirilip, psikoterapiyle desteklenir ve sürekliliği sağlanmaya çalışılır.

Fazla stres OKB'ye neden olur.
Stresli bir yaşam olayı obsesyonların ya da kompulsiyonların başlamasını tetikleyebilir ancak tek başına hastalığa sebep olmaz. Stresin bir çok hastalığın başlangıcını tetiklediği, var olan hastalıkların iyileşmesini geciktirdiği hatta gidişatı kötüleştirdiği gerçektir. Aynı şey OKB için de geçerlidir. Stres OKB oluşumunu ve kötü prognozu hızlandırabilir fakat başlı başına OKB ye sebep olamaz.

OKB düşük öz-güven ya da entellektüel seviyeyle ilişkilidir.
Hayır, zihinsel gelişim düzeyi yüksek, özgüvenli kişilerde de OKB görülmektedir.

Uzman Psikolog Fulya Kaya Tezel