Korku ve Kaygıyı Nasıl Ayırt Edebiliriz?*

Korku ve kaygı eş anlamlı değillerdir.Örneğin ayılardan kaygılanmayız,korkarız.Bilgi sınavlarından korkmayız,kaygılanırız.Korku ve kaygının kalp atışlarında artma,kas gerginliği,kaçma eğilimi gibi dışa vurumlarındaki benzerlikler oluşumlarından sorumlu düşünsel zemindeki farklılığı dikkate almamıza neden olabilir.

Özelliklerimizin sınandığı tıpkı köpekle karşılaştığımızda olduğu gibi gerçekçi bir fiziksel tehdit anlamı yükleyebilseydik o zaman sınav ortamlarında ürettiğimiz duygu halinin de korku olduğunu söyleyebilirdik.Özelliklerimiz sınanırken fiziksel tehdit altında olmadığımız gayet açık olduğuna göre bu ortamlarda fizyolojik dışa vurumda benzerlik gösteren duygu halini korku olarak tanımlayamayız.

Korkuyla kaygıyı ayırt etmeye yardımcı olabilecek ipuçlarından biri tanesi,olayların nitelikleri ve bunlara dayalı olarak doğurabilecekleri çeşitli olası sonuçlar hakkında yapılacak değerlendirmelerdir.Örneğin elinde bıçakla üzerimize yürüyen biri karşısında korku yaşanması,bu olayın olası sonuçlarını gözönüne aldığımızda gerçekçi midir? Olası sonuçlar arasında fiziksel yaşam tehdidi olduğuna göre sorduğumuz sorunun yanıtı evet olacaktır.Kaçma ve kaçınma gibi korku duygusunun ifadeleri olan davranışlara başvuran,kalbi güm güm atıp kasları gerilen,midesine asit pompalanan her insana korku duygusu atfedebilir miyiz?

Kişi hem korku hem kaygı yaşayabilir mi? Evet yaşayabilir.Bazı olaylar taşıdıkları gerçekçi nitelikler dikkate alındığında kişide korkuya vesile olabilirler.Kişi karşı karşıya kaldığı olayın içeriğini ve sonuçlarını fiziksel tehdit olarak yorumluyor ve değerlendiriyorsa korku üretecektir.Ancak aynı kişi gerçekçi niteliklerinin yanı sıra olaya içeriğinde bulunmayan anlam ve yorumlar da getirebilir.Sözgelimi gerçekçi anlamda fiziksel tehdit nitelikleri taşıyan bir olaya,kişiliği tehdit anlamları da yüklüyorsak korkunun yanı sıra kaygı duygusunu da yaşayabiliriz.
Özetleyecek olursak,olaylar karşısında duygularımızın niteliğini ve yoğunluğunu asıl belirleyen olayların kendilerinden çok kişinin onlara yüklediği anlamlardır.Kişi olaya fiziksel bir risk ya da tehdit anlamı yüklüyorsa kendisini korkutuyor;kişiliğine bir risk ya da tehdit anlamı yakıştırıyorsa kendini kaygılandırıyor olacaktır.Korku ve kaygıyı asıl ayırt ettiren ölçüt olaydan çok olaya verilen anlamların niteliğine bağlı olduğuna göre kişi bir olay karşısında kendini hem korkutup hem de kaygılandırabilir.

* Kadir Özer'in Kaygı adlı kitabından alıntıdır.